Çukurova’nın kalbinde, tarihin ve doğanın kucaklaştığı müstesna bir coğrafyada, "Kaleler Şehri" unvanıyla medeniyetlere ev sahipliği yapan Osmaniye’nin turizm değerlerini taçlandırmak adına kutladığımız Turizm Haftası’nın heyecanını yaşıyoruz. Kastabala Antik Kenti’nin görkemli sütunlarından Karatepe-Aslantaş’ın tarihe ışık tutan hiyerogliflerine kadar her köşesi ayrı bir destan olan şehir; sadece bir yerleşim yeri değil, insanlığın ortak mirasının yaşayan bir parçasıdır. Bu özel hafta vesilesiyle, sahip olduğumuz bu paha biçilemez değerleri koruma ve dünyayla paylaşma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Şehrin turizm vizyonu, yalnızca tarihi mekanlarla sınırlı kalmayıp; Zorkun’un serin yayla havasından, kuş cennetlerimizin doğal dengesine ve fıstığın başkenti olma gururuyla harmanlanan gastronomi kültürüne kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Osmaniye’nin misafirperverlik geleneğini profesyonel hizmet standartlarıyla birleştirerek, her bir ziyaretçiyi birer kültür elçisi olarak uğurlamak en temel gayedir. Turizmin yerel kalkınmadaki lokomotif gücüne inanıyor, bu sektördeki her bir yatırımın ve emeğin şehrin yarınlarını daha da parlatacağını biliyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Osmaniye’yi bir cazibe merkezine dönüştürmek için gayret gösteren otel işletmecilerinden rehberlere, esnaftan tüm sektör çalışanlarına kadar herkese şükranlarımı sunuyorum. Yerel değerlerine sahip çıkan kadirşinas hemşehrilerin ve turizm camiasının Turizm Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyor; şehrin turizm potansiyelinin zirveye ulaştığı, bereketli, huzurlu ve başarılarla dolu bir sezon geçirmesini temenni ediyorum.

Haber: Walaa Hamza

Önceki Haber Türk Polis Teşkilatı'nın 181. Yıl Dönümünde Emniyet Personeliyle Buluşma
Sonraki Haber Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı Yapıldı

Yorum Yap