Uşak’ın Millî Mücadele tarihindeki müstesna yeri ile Büyük Taarruz’un ardından kazanılan zaferin tarihî anlamının bilimsel çalışmalar ışığında ele alındığı “Düşmanın Teslim Alındığı Şehir: Uşak ve Millî Mücadele Sempozyumu”, Uşak Valiliği ve Uşak Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirildi.

Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyumun açılış programına Vali Serdar Kartal, AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, il protokolü, akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Programda konuşan Vali Serdar Kartal, sempozyumun Uşak’ın Millî Mücadele tarihindeki yerini bütün yönleriyle ortaya koyacağına, kentin tarihî hafızasına ve Millî Mücadele literatürüne önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.

Tarihte yalnızca bir devrin değil, bir milletin kaderinin tayin edildiği dönüm noktalarının bulunduğunu vurgulayan Vali Kartal, 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz’un da bu dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“26 Ağustos’ta başlayan harekât; yıllarca süren işgale, yokluğa ve bütün imkânsızlıklara rağmen istiklalinden asla vazgeçmeyen asil milletimizin ‘Ya istiklal ya ölüm!’ iradesinin meydandaki karşılığıdır. O büyük irade; Mehmetçiğimizin süngüsünde cesarete, milletimizin yüreğinde imana, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresinde ise zafere uzanan sarsılmaz bir kararlılığa dönüşmüştür. 26 Ağustos’ta başlayan bu büyük yürüyüş, 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle kesin bir zafere ulaşmış; kahraman ordumuz, Anadolu’yu işgalden kurtaracak tarihî takip harekâtına başlamıştır.”

Uşak’ın bu zafer yürüyüşünün en önemli duraklarından biri olduğuna dikkati çeken Vali Kartal, kentin Millî Mücadele’nin nihai safhasına damgasını vurduğunu dile getirdi.

Uşak’ın 1 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtulduğunu, 2 Eylül’de ise Millî Mücadele tarihine geçen önemli gelişmelere sahne olduğunu hatırlatan Vali Kartal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yunan Ordusu Başkomutanı General Trikopis ve beraberindeki komuta heyetinin esir alınarak Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın huzuruna çıkarılması, düşman ordusunun yalnızca cephede değil, komuta kademesinde de çözülüşünü gözler önüne sermiş; Büyük Taarruz’un ulaştığı kesin neticeyi tarihe kaydetmiştir. Aynı gün Başkomutanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Batı Cephesi Komutanlığı karargâhlarının Uşak’a taşınması ise şehrimizin zaferin hemen ardından üstlendiği stratejik rolü açıkça göstermektedir. Bugün Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak yaşattığımız Kaftancızadeler Konağı, o günlerde alınan kararların, değerlendirilen askerî gelişmelerin ve tarihe geçen görüşmelerin şahidi olmuştur. Dolayısıyla Uşak, yalnızca işgalden kurtulan bir şehir değil; düşman ordusunun komuta iradesinin çöktüğü, zaferin bütün ağırlığıyla tarihe kaydedildiği şehirlerden biridir.”

Uşak’ın Millî Mücadele’deki yerinin yalnızca 1922 yılının birkaç günüyle sınırlı olmadığını ifade eden Vali Kartal, kentteki bağımsızlık mücadelesinin Büyük Taarruz’dan çok daha önce başladığını bildirdi.

İzmir’in işgalinin ardından Batı Anadolu’da yükselen direniş iradesinin Uşak’ta da güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Vali Kartal, Uşaklıların Kuvayımilliye hareketine verdikleri destek ve Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarıyla millî direnişin örgütlenmesine önemli katkılar sağladığını aktardı.

İbrahim Tahtakılıç Bey’in Alaşehir Kongresi’nde başkan vekilliğine seçilmesinin Uşak’ın Millî Mücadele’nin siyasi ve toplumsal teşkilatlanmasındaki yerini gösteren önemli örneklerden biri olduğuna işaret eden Vali Kartal, şöyle devam etti:

“Millî Mücadele’nin en çetin günlerinde vatan müdafaasına omuz veren Uşak; cesaretiyle direnişe kuvvet, fedakârlığıyla zafere güç katmıştır. 29 Ağustos 1920’de başlayan ve iki yılı aşkın süre devam eden işgal, şehrimizi yormuş, nice acılara ve kayıplara sebep olmuş; ancak ne milletimizin vatan sevdasını eksiltebilmiş ne de esarete boyun eğmeyen iradesini kırabilmiştir. Bütün zorluklara göğüs geren hemşehrilerimiz, sabrını metanete, acısını mücadele azmine dönüştürmüş ve nihayet 1 Eylül 1922’de ay yıldızlı al bayrağımızı yeniden gururla dalgalandırmanın şerefine erişmiştir.”

Tarihî hadiselerin doğru kaynaklar ve bilimsel çalışmalarla ortaya konulmasının önemini vurgulayan Vali Kartal, ecdadın kanıyla ve canıyla yazdığı Millî Mücadele destanını anlamanın, araştırmanın ve gelecek nesillere bütün hakikatiyle aktarmanın ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Haber: Mustafa Kemal DEMİR

Önceki Haber Uşak Emniyet Teşkilatında Terfi ve Plaket Töreni
Sonraki Haber Uşak ve Millî Mücadele Sempozyumu Düzenlenecek

Yorum Yap