Demokrasi tarihimizde millet iradesine yönelik ağır bir müdahale olarak yer alan 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen merhum Başbakan Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, vefatlarının 65’inci yıl dönümünde, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün katıldığı törende kabri başında dualarla anıldı.
Zeytinburnu Topkapı Anıt Mezar’daki programa; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Merhum Bakan Ahmet Tevfik İleri’nin torunu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Ömer İleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, il ve ilçe protokolü, demokrasi şehitlerinin aile üyeleri ve yakınları katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması, Kur'an-ı Kerim Tilaveti ve dua ile başlayan törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal medya hesabından yayınladığı mesaj okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında “Türk demokrasisine, milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olan 27 Mayıs’ın cunta mahkemesi tarafından haksız, hukuksuz şekilde idama mahkûm edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânlarını cennet, ruhlarını şad eylesin.” ifadelerine yer verdi.
Törende İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Vali Gül, Merhum Bakan Ahmet Tevfik İleri’nin torunu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Ömer İleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, İçişleri Bakanı Dr. İsmail Namık Gedik’in torunu Namık Gedik ve merhum Başbakan Adnan Menderes’in gelini Ümran Menderes birer konuşma yaptı.
İÇİŞLERİ BAKANI MUSTAFA ÇİFTÇİ: “TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİNİ, MİLLETİMİZİN KENDİ İRADESİNE SAHİP ÇIKMA MÜCADELESİ OLARAK OKUMAK GEREKİR”
Törende yaptığı konuşmada İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Milletlerin tarihinde bazı isimler vardır; ömürleri kendi zamanlarını aşar, bir milletin hafızasında yaşadığı acıların, verdiği mücadelenin ve uğruna bedel ödediği değerlerin sembolüne dönüşür. Merhum Başbakanımız Adnan Menderes ve onun yol arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik de milletimizin inancıyla, mukaddesatıyla ve değerleriyle yaşama; kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma iradesinin temsilcileri oldular. 27 Mayıs 1960 Darbesi’nde milletimizin iradesi silahların gölgesinde gasbedilmiş; milletin seçtiği Başbakan ve bakanlar esir alınmış, hukuk; darbecilerin kurduğu intikam düzeninin aracına dönüştürülmüştür. Merhum İçişleri Bakanımız Namık Gedik’i, darbenin henüz ilk günlerinde kaybettik. Darbeciler onun ölümünü bir ‘intihar’ olarak duyurdular. Ancak biz, darbenin karanlık şartlarında oluşturulan bu senaryoyu kabul etmiyor; Namık Gedik’i 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yâd ediyoruz. Ardından Yassıada’da milletimizin vicdanında hiçbir zaman karşılık bulmayan bir yargılama süreci işletildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961’de, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de ölümsüzlüğe yürüdüler. Türkiye’nin yakın tarihini, milletimizin kendi iradesine sahip çıkma mücadelesi olarak da okumak gerekir. 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, 27 Nisan e-muhtırasından 15 Temmuz’a uzanan süreçte vesayet zihniyeti farklı biçimlerde karşımıza çıktı. 15 Temmuz gecesi ise Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkan aziz milletimiz, tankların karşısına dikilerek bu vesayet zincirine tarihî bir kıyamla ‘dur’ dedi. O gece milletimiz, Menderes’in ‘Yeter! Söz milletindir’ iradesini bir kez daha meydanlarda haykırdı. İşte bunun için açıkça ifade ediyoruz: Bu aziz millet, kendi bağrından çıkarak, millet uğruna bedel ödeyen milletin adamlarını unutmadığı gibi; milletimizin değerleriyle, mukaddesatıyla, iradesiyle ve tarihiyle savaşan, vesayet zihniyetini ve darbeci zalimleri de asla unutmayacaktır. Bir tarafta darbenin karanlığı, Yassıada’nın zulmü ve darağaçları; öte tarafta milletin gönlünde 65 yıldır yaşayan Menderes, Polatkan, Zorlu ve Gedik… Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’i, merhum bakanlarımız Hasan Polatkan’ı, Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Namık Gedik’i rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyorum. Onların millet sevgisini, mukaddesat hassasiyetini ve bizlere bıraktıkları emaneti gelecek nesillere taşımaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
İSTANBUL VALİSİ DAVUT GÜL: “SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN CESARETİ VE DİRAYETİYLE DARBELER DÖNEMİ SONA ERDİ”
Demokrasi şehitleri başta olmak üzere, darbelerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek konuşmasına başlayan İstanbul Valisi Davut Gül, “Anadolu insanının, 27 Mayıs’tan sonraki pişmanlığı, merhum Menderes ve arkadaşlarının idama giderkenki çaresizliği, yıllarca Anadolu’nun her köşesinde ağlayarak anlatıldı. Merhum Menderes ve arkadaşlarının isimleri çocuklarına, torunlarına verdiler; o günlerin acısı ve pişmanlığıyla büyüyen nesiller oldu. 15 Temmuz’da darbeler dönemi, ülkemizin gündeminden çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın cesareti ve dirayeti, milletimizin ferasetiyle darbeler dönemi sona erdi. Bu vesileyle de artık Türkiye Yüzyılı; darbeleri geride bırakarak, demokrasiyi asli unsur olarak kabul ederek ve millet iradesinin üzerinde bir irade tanımayarak Türkiye’yi şahlandırmaya başladı. Merhum Menderes ve Bakanlarımıza Allah’tan rahmet, kıymetli yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânları cennet, makamları âli olsun.” dedi.
Tören; İçişleri Bakanı Çiftçi, Vali Gül ve beraberindekilerin, merhum Başbakan Adnan Menderes, merhum Aydın Menderes ve merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kabirlerine karanfil bırakmaları ve dua edilmesi ile sona erdi.