Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilen Türk Parlamenterler Birliği Programı’na katıldı. Programda bir konuşma yapan Bakan Memişoğlu, “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modeliyle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programını başlattıklarını belirterek Türkiye’nin öncelikli sağlık sorunlarına ve bu alanlarda yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin beş temel sağlık sorunu bulunduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu; obezite, tütün ve kötü alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızına dikkat çekti. Toplum sağlığının korunması için özellikle obezite ve tütün kullanımıyla mücadelenin önemini vurgulayan Memişoğlu, tütün kullanımının kritik bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Türkiye’de 2025 yılında 8,5 milyar paket sigara satıldığını ve sigaraya harcanan peşin paranın yıllık 15 milyar dolara ulaştığını bildiren Bakan Memişoğlu, genç nüfustaki duruma ilişkin şu ifadeleri aktardı:
“Bugün son yapılan TÜİK araştırmasında Türkiye’de şu anda 13 ile 17 yaş arasındaki çocukların, gençlerin nüfusu 7,5 milyon. 7,5 milyonluk bu nüfusun 2,5 milyonu sigara kullanıyor. Yani 13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30’u sigara kullanıyor bu toplumda şu anda. Ve toplumun sigaraya başlama yaş ortalaması 17 Türkiye’de. Onun için dramatik bir sorunla karşı karşıyayız. Bunu özellikle size belirtiyorum.”
Koruyucu Sağlık ve Erken Teşhis Çalışmaları
Aile hekimlerinin çalışmaları sayesinde son bir yılda 8 bin kişiye henüz klinik belirti oluşmadan kanser tanısı konulduğunu aktaran Bakan Memişoğlu, erken teşhisin hayati önem taşıdığını kaydetti. Aile hekimleri aracılığıyla hastanelerden randevu alınabildiğini ve hastaların geçmiş bilgilerinin elektronik sistem üzerinden ilgili hekimlere iletildiğini belirten Memişoğlu, sağlık kurulu raporuyla kullanılan ilaçların teminini kolaylaştırmak amacıyla aile hekimlerinin ilaç yazma ve rapor düzenleme yetkilerinin genişletildiğini bildirdi. Ücretsiz kanser taramalarının sürdüğünü ve bu kapsamda 31 milyon kişiye ulaşıldığını ifade etti.
Sağlıklı Hayat Merkezlerinde 17 branşta ücretsiz hizmet sunulduğunu kaydeden Bakan Memişoğlu, vatandaşların hastalanmadan da bu merkezlerden yararlanması gerektiğini belirtti. Bu merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, sosyolog, diş hekimi ve çocuk gelişimcisi hizmetlerinin yanı sıra kanser taramaları ve koruyucu sağlık hizmetleri sunulduğu bilgisi paylaşıldı.
Altyapı Yatırımları ve Yerli Sağlık Teknolojileri
Türkiye’deki sağlık altyapısının önemli ölçüde güçlendirildiğini belirten Bakan Memişoğlu, hastane sayısının 1.156’dan 1.526’ya, yatak sayısının 164 binden 274 bine yükseldiğini kaydetti. Nitelikli yatak sayısının 18 binden 184 bine, yoğun bakım yatak sayısının ise 2 binden 48 bine çıkarıldığını belirten Memişoğlu, sağlık çalışanı sayısının da 378 binden 1,5 milyona ulaştığını ifade etti.
Normal doğumun desteklenmesine yönelik çalışmalara da değinen Bakan Memişoğlu, “Fizyolojik olan normal doğum. Sezaryen bir ameliyat şekli.” diyerek ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarına gebeliğin son üç ayında ebe tahsis edildiğini ve Anne Yolculuğu mobil uygulamasının hayata geçirildiğini aktardı. Açıklamaya göre, 2024’ten bu yana ilk kez primer sezaryen oranları 5,5 puan düştü.
Bakanlık görevine gelindiğinden bu yana 524 aile sağlığı merkezi ve 45 sağlıklı hayat merkezi yapıldığını belirten Memişoğlu, 365 aile sağlığı merkezinin inşaatının sürdüğünü ve 766 merkezin daha planlandığını bildirdi. Ayrıca bu yıl 68 hastanenin tamamlandığı, 12 ağız ve diş sağlığı merkezinin yapıldığı ve 106 hastanenin inşaatının devam ettiği kaydedildi.
“Üreten Sağlık” modeliyle bilimsel fikirleri ürüne dönüştürmeyi ve yerli sağlık teknolojilerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Memişoğlu, yerli mobil röntgen cihazına yapay zekâ özelliği eklendiğini, ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin ise yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranıyla kullanılmaya başlandığını ifade etti. İki yıl içinde yüzde 70 yerlilik oranına sahip ultrason cihazları üretilmesi ve sekiz aşının yerli olarak geliştirilmesinin hedeflendiği bildirildi.
Bebek ölüm hızının sağlık hizmetlerinin niteliğini gösteren önemli ölçütlerden biri olduğunu vurgulayan Sağlık Bakanı Memişoğlu, 2002 yılında canlı doğumda binde 31,5 olan bebek ölüm hızının 2024 yılında binde 8,9 iken bir yılda binde 7,7’ye gerilediğini sözlerine ekledi.