İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilen Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Üçlü Toplantısı'na katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de yer aldığı toplantıda, Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı da hazır bulundu. Görüşmelerde, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele süreçleri ile bu alandaki uluslararası iş birliği imkanları masaya yatırıldı.
"3,6 Milyon Yabancıya Ev Sahipliği Yapıyoruz"
Toplantıda Türkiye'nin göç yönetimi konusundaki duruşunu aktaran Bakan Çiftçi, Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle uluslararası göç hareketlerinden en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğunu belirtti. Çiftçi, "Yaklaşık 2,2 milyonu Suriyeli olmak üzere 3,6 milyon yabancıya ev sahipliği yapıyoruz. Bir taraftan insani sorumluluklarımızı yerine getirirken diğer taraftan sınır güvenliğini güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Düzensiz göçü kaynağında önlemek ve göçmen kaçakçılığı şebekelerini etkisiz hale getirmek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Bakan Çiftçi, uluslararası iş birliği olmadan bu alanda başarıya ulaşmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Sınır komşularının yanı sıra kaynak ve hedef ülkelerle de aktif bir iş birliği süreci yürüttüklerini belirten Çiftçi, alınan tedbirler sayesinde düzensiz göç akımının büyük oranda engellendiğini ve Türkiye'nin transit ülke olma konumundan çıktığını ifade etti.
Avrupa Birliği'ne "Adil Yük Paylaşımı" Çağrısı
Avrupa Birliği ülkeleriyle iş birliğinin artırılması gerektiğinin altını çizen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu noktada adil yük paylaşımı ilkesinin önemine dikkat çekti. Bakan Çiftçi, düzensiz göçle mücadelede atılması gereken öncelikli adımları şu şekilde sıraladı:
- Gönüllü geri dönüşlerin desteklenmesi.
- Yeniden yerleştirme kotalarının artırılması.
- Sınır güvenliği ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede ortak stratejilerin geliştirilmesi.
Bakan Çiftçi, Türkiye'nin kararlı tutumuyla "Türkiye'ye rahat girilip çıkılamayacağı" algısının yerleştiğini belirterek, uluslararası toplumun bu süreçte daha fazla sorumluluk alması gerektiğini sözlerine ekledi.