Tarih boyunca istiklalini ve istikbalini her şeyin üzerinde tutan büyük Türk milleti, nice badireleri birlik ve beraberlik ruhuyla aşmış; devletine, bayrağına ve kutsal değerlerine yönelen her türlü tehdidi sarsılmaz iradesiyle bertaraf etmiştir. 15 Temmuz 2016 gecesi de milletin bu asil karakterinin, vatan sevgisinin ve millî şuurunun tüm dünyaya yeniden ilan edildiği tarihî bir dönüm noktası olmuştur.

O karanlık gecede, millî iradeyi hedef alan hain darbe girişimi; milletin cesareti, devletine olan sadakati ve demokrasiye bağlılığı karşısında başarısızlığa uğramıştır. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla milyonlarca vatandaş, canını hiçe sayarak vatanına sahip çıkmış; şanlı bayrağın gölgesinde tek yürek olmuş, "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır." anlayışıyla tarihe altın harflerle yazılan büyük bir destana imza atmıştır.

Milletin mayasında bulunan bağımsızlık aşkı, tarih boyunca olduğu gibi 15 Temmuz gecesinde de bütün ihtişamıyla tecelli etmiş; Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da yazılan kahramanlık ruhu bu kez şehir meydanlarında yeniden hayat bulmuştur. Çünkü bu millet bilir ki vatan, uğrunda fedakârlık yapılacak en mukaddes emanettir.

İstiklal Marşı Şairi Mehmet Âkif Ersoy'un; "Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı; Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı." mısralarında ifade ettiği gibi bu topraklar, şehitlerin aziz emanetidir. Topluma düşen en büyük sorumluluk ise bu emaneti aynı bilinç, aynı kararlılık ve aynı inançla gelecek nesillere ulaştırmaktır.

15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği gün değildir. Aynı zamanda millî birlik ve beraberliğin, ortak değerlerin, demokrasiye olan bağlılığın ve millet iradesinin hiçbir vesayet odağı tarafından teslim alınamayacağının bütün dünyaya ilan edildiği kutlu bir diriliş günüdür.

Millet, tarih boyunca hangi isim altında olursa olsun; ihanetin, fitnenin ve ayrıştırmanın karşısında durmuş; kardeşliğini, dayanışmasını ve ortak geleceğini her türlü hesabın üzerinde tutmuştur. Güçlü kılan sadece sahip olunan tarih değil; ortak vicdan, ortak ülkü ve aynı bayrak altında kenetlenme iradesidir.

Eğitim camiası olarak çocukları ve gençleri; millî ve manevi değerlerine bağlı, tarihini bilen, eleştirel düşünebilen, demokrasiyi özümsemiş, hukuk devletine inanan, vatanını ve milletini seven bireyler olarak yetiştirmek temel görevdir. Geleceğin teminatı olan evlatların gönüllerine; birlik ruhunu, millî şuur bilincini, bağımsızlık karakterini ve ortak sorumluluk duygusunu yerleştirmek en büyük vazifedir.

Güçlü Türkiye'nin temeli; bilgiyle donanmış nesiller, sağlam karakterli bireyler ve ortak değerlerine sahip çıkan bir toplumdur. Millî Eğitim ailesi olarak çocukları; aklın rehberliğinde, bilimin ışığında, millî ve manevi değerlerle yoğrulmuş bir anlayışla yetiştirmeye kararlılıkla devam edilecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle; 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün yıl dönümünde, aziz vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitler rahmet, minnet ve şükranla yâd edilmekte; kahraman gazilere sağlık ve afiyet dilenmektedir. Milletin birlik ve beraberliğinin daim olması, devletin ilelebet payidar kalması temenni edilmektedir.

Haber: Walaa Hamza

Önceki Haber Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Emir Hasan Arslantaş'tan Ziyaret
Sonraki Haber Vali Atilla Toros Mersin Şehitliği'ni Ziyaret Etti

Yorum Yap