Bir toplumun temelinde aile, ailenin temelinde ise kadın yer alır.

Kadın; sevginin, merhametin ve fedakârlığın timsalidir. Toplumların gelişmişlik düzeyi, kadına verilen değerle ölçülür. Bu nedenle kadınların eğitimden istihdama, sosyal hayattan ekonomik yaşama kadar her alanda güçlü, özgüvenli ve saygın bir konuma ulaşmaları hepimizin ortak sorumluluğudur.

Ne yazık ki çağımızın en büyük sorunlarından biri, dünyanın birçok yerinde kadınların hâlâ şiddete maruz kalmalarıdır. Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel bir suç değil; aynı zamanda ciddi bir insanlık sorunudur.

Devlet, kadına yönelik şiddetle mücadelede “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket etmekte; koruyucu ve önleyici tedbirleri kararlılıkla hayata geçirmektedir. Aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele birimleri, Güven Masaları ve KADES uygulaması gibi hizmetler, kadınların güvenliği için atılmış önemli adımlardır. Ancak bu mücadele yalnızca devletin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak görevidir. Hepimiz, şiddetin olmadığı bir toplum için el ele vermeli; birlik, dayanışma ve kararlılık içinde çalışmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle; şiddetten uzak bir dünya diliyor, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün toplumsal farkındalığın artmasına vesile olmasını temenni ediyorum.

Haber: Mustafa Kemal DEMİR

Önceki Haber 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde Vali Vahdettin Özkan'ın Mesajı
Sonraki Haber 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlama Programı Gerçekleştirildi

Yorum Yap