Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Edirne’de kuraklık etkisini gün geçtikçe arttırıyor

EDİRNE ZİRAAT ODASI, KURAKLIĞIN ETKİLERİNİN HER GEÇEN GÜN ARTTIĞININ VE BU DURUMUN ÖNÜNE GEÇEBİLMEK İÇİN SULAMA YATIRIMLARINA HIZ VERİLMESİ GEREKTİĞİ VURGULANDI.

EDİRNE ZİRAAT ODASI, KURAKLIĞIN

Edirne Ziraat Odası, kuraklığın etkilerinin her geçen gün arttığının ve bu durumun önüne geçebilmek için sulama yatırımlarına hız verilmesi gerektiği vurgulandı.

Bulgaristan’da doğan ve ülkemize gelen Tunca Nehri’ndeki su seviyesinin düşüklüğünün en çok tarım ile uğraşan kesimi etkilediğini belirten Edirne Ziraat Odası, “Gün geçtikçe kuraklık etkileri kendisini daha da çok göstermeye başladı. Çatlayan topraklar, çiçek açmadan kuruyan ayçiçekleri, kuruyan nehirler, geri çekilen yer altı suları” ifadeleri kullanıldı.

EZO, sosyal medya hesapları üzerinden kuraklık ile ilgili açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Hafta ortası bazı bölgelerde güzel lokal yaz yağışları olsa da bunlar çok dar alanlarda gerçekleşmiştir. Yapmış olduğumuz gözlemlerde özellikle Tunca Nehri’nde su debisi çok düşmüş olup, bazı noktalarda su akışı sıfıra yakındır. Özellikle aşağı bölgelerde çeltik alanlarında ciddi sorunlar yaşanmakta olup Cumartesi gününden beri Değirmenyeni Şelale üst bölgelerinde sulamaya ara verilerek suyun aşağıdaki üreticilerimize de ulaşması sağlanmaktadır. Bu zorlu süreçte özellikle gereksiz ve fazla sulamanın yapılmaması oldukça önemlidir. İnşallah hep birlikte zorda olsa bu kurak sezonu en az zararla atlatmak için elimizden geleni yapacağız. Bu süreçler bizlere şunları gösteriyor ki, sulama yatırımlarına hız verilmeli, baraj sayıları artırılmalı, kapalı sulama sistemlerine geçilmeli, ekim deseni kontrolü sağlanmalı, nehirlerin ıslahı yapılmalı ve gerekirse belli aralıklar ile kapaklı bentlerin nehir içlerinde yapılması sağlanmalıdır. Bu yaşanan kurak ilk yaşadığımız kurak elbette değil ama artık yaşadığımız son kurak olmayacağı da çok nettir.”